CHP İl Başkanı Akdoğan: Benim işim var, erken daha…
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Gürhan Akdoğan, görevine yeniden aday olup olmayacağı konusunda, “Benim işim var. Erken daha. İlçe kongrelerini yapacağız ve ülke gündemiyle ilgili çok şeyler söyleyeceğiz” ifadesini kullandı. Akdoğan, yaklaşık 3 ay sonra yapılacak İl Kongresi için adaylığını açıklayanlara başarı diledi. CHP İl Başkanı, Bursa’da yıllar sonra üye bazında yapılan delege seçimlerinden İl Yönetimi olarak başarıyla çıktıklarını söyleyip, “Bu yönetim tarihi bir görevi yerine getirmiştir” dedi. Akdoğan, Nilüfer Belediyesi’nin delege seçimlerine ‘müdahil’ olduğu yönündeki iddiaları da değerlendirdi.
YENİEKSEN / RIZA ERTEKİN
CHP İl Başkanı Gürhan Akdoğan, partisinin il merkezinde habercilerle buluştu ve tamamlanan delege seçimlerinin sonuçlarıyla ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirdi. 2007’deki İl Kongresi’nde göreve geldiklerinde tüzükte yer aldığı üzere üye bazında delege seçimi yapılmasını taahhüt ettiklerini anımsatan Akdoğan, “Bugün bu tarihi görevi yerine getirmiş İl Yönetimi olarak karşınızdayız. Yönetici arkadaşlarım bu konuda çok ciddi emek sarf ettiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Uluorta konuşan bazı arkadaşların bilgiden yoksun verileriyle hareket edilmemesi için” delege seçimi sonrası ortaya çıkan tabloyu rakamlarla açıklayan Akdoğan, şöyle devam etti:
HERKES OTURDUĞU MAHALLEDEN DELEGE…
“3,5 ay önceki rakama göre18 bin 925 üyeden neredeyse yüzde 25’ine ilçe içindeki mahalleler arasında kaydırma yapıldı. 3 binden fazla eder. Yani bir arkadaşımız bir mahallede otururken bir başka mahalleden delege veya üye olabiliyordu. Başka ilçelere nakledilenlerin sayısı 2 bin 400. Başka ilçeden gelenlerin sayısı ise 3 bin 200 dolayında. Yani üyelerin yarısına yakın bölümü başka mahallede oturup başka bir alanda parti görevini yürütüyordu. Bu noktada Genel Merkez’in görüşünü önemsiyoruz. Adrese Dayalı Nüfus Sistemine göre en son oy kullandığı mahalleye göre üyeler düzenlendi. Bu askıya çıkma sürecine kadar takip edildi. Türkiye’de bu sistemi uygulayan bir başka il örgütü daha yoktur iddia ediyorum. Sonuçta tüm delegeler kendi adreslerinde oturan ve oy kullanan isimler oldular.”
KAÇ DELEGE SEÇİLDİ?
Akdoğan, toplam bin 100 mahalle ve köyde 18 bin 925 üyenin katılımıyla bir aydır süren seçimler sonunda 3 bin 392 ilçe kongresi, 8 bin 58 de önseçim delegesi belirlendiği açıkladı.
Seçilen toplam 11 bin 450 delegenin yüzde 35’i aşan oranda kadın ve genç üyelerden oluştuğunu söyleyen Akdoğan, şunları söyledi:
“Yeri geldi 4 üyenin olduğu yere bile sandık koydurduk. Mustafakemalpaşa’nın Şapçı köyünde 4 üyemiz var. Oraya da bu kültürü oluşturmak adına sandık koyduk. Bir iki tatsız olay dışında seçimlerimize gölge düşürülmemiştir. Bu uzun yıllardan sonra CHP tarihinde en önemli gelişmelerden birisidir. Ben bunu geleceğe dönük büyük bir umut olarak görüyorum. Bazı yerlerde seçimler ilçe kongresi niteliğinde yürümüştür.”
BU HEYECANI DIŞA YÖNELTEBİLSEK…
Akdoğan, delege seçimleri sürecine ilişkin İl Yönetimi olarak edindikleri deneyimi de, “Parti içinde bu kadar heyecanla, kendi arasında yarış yapan bu insanların, birbirine karşı zafer kazanma heyecanını CHP dışa doğru yöneltebilse çok daha etkili olacaktır. Bir yönetici olarak bir partili olarak özeleştiri yapmalıyız” sözleriyle ifade etti.
Bu durumun bazı mahallelerde ‘aşırıya’ kaçtığını da dile getiren Akdoğan, şöyle konuştu:
“Bazen eski bir yöneticiyi, bir duayeni, yaşı bizim kadar partiye emek vermiş bir insanı seçtirmemek için çalışılmasını da gerçekten yadırgadım. Ancak bu çok münferittir. 50 yılı aşkın süredir hizmet etmiş ya da il yöneticiliği yöneticilik yapmış ya da bir sivil toplum kuruluşunda sol-sosyalist görüş taşıyan bu ülke için mücadele etmiş insanların seçilememesinden keyif alındığını da gözledik. Bu beni İl Başkanı olarak üzüntüye sevk ediyor ama bu kadar büyük ve önemli bir gelişme sırasında bunlar da olacaktır. Bir gelenek oluştu. Bu geleneğin üzerine yeni bir çıtayı yeni yönetimler koyacaktır. İlçelerde bu yapıyla yeni yönetimlerin yaşama geçirileceğinden de hiç kuşkum yok. Artık 31 Mart itibariyle ilçe kongreleri başlıyor. Mayıs ayı Haziran ayı gibi de Haziran ayı kongremiz var. Şimdiden yola çıkanlara da başarı diliyorum, iyi yolculuklar diliyorum. Buna söyleyecek bir şeyimiz yok. Önümüzde ciddi bir tüzük kurultayı var. Bundan sonra da bizim görevimiz en demokratik biçimde ilçe kongrelerini yaşama geçirmektir var.”
NE KADAR ÖNEMLİDİR?
Gerçekte delege seçimlerinin parti içi bir mesele olduğunu ve ülke insanının yaşamına katma değer sağlamadığını düşündüğünü söyleyen Akdoğan, habercilere hitaben, “Şurada şu kadar delege seçildi diyoruz. Ne faydası var? Sizin yaşamınızı kolaylaştırıyor mu? Sizin mesleğinizden uzaklaştırılan insanları geri getirebiliyor mu? Onların sosyal hayattaki sıkıntılarını ortadan kaldırabiliyor mu? İşsizliği ortadan kaldırabiliyor mu?” diye de sordu. Akdoğan, “Ya da TBMM’de muhalefet etme anlayışını ortadan kaldıracak diktatöryal girişimlerde bulunulurken, ÖYS sınavına girecek öğrenciler açısından, dayak yemiş, öldürülmüş töre cinayetine kurban gitmiş insanlarımız açısından teröre kurban gitmiş insanlar açısından ne kadar önemlidir? Hiç önemli değildir” dedi.
NİLÜFER BELEDİYESİ VE DELEGE SEÇİMLERİNİ
Akdoğan, Nilüfer Belediyesi’nin delege seçimlerine karıştığı yönündeki iddiaların sorulması üzerine, belediye başkanları ve siyasi parti il başkanlarının görevlerinin farklı olduğunu söyledi. Akdoğan, “Ben kendi adıma bir belediyenin idari işlerine karıştığımı söyleyemem… Ama siyasi açıdan karışırım. Yani bizim siyasi anlayışımızdan farklı bir girişim içerisindeyse ona müdahale ederim. Onun siyaseten desteklenmesi gereken bir alan varsa muhakkak desteklerim. Ciddi bir ayrım vardır burada. Ben gidip bir idari bir belediye başkan yardımcısının atanması için teklifte bile bulunmam. Bazı siyasi partilerde bu yapılır. Çünkü onlar biat kültürüyle bu işi yaparlar. Biz de böyle olmaz, olmadı da. Belediyelerin siyaset işlerine de karışmaması doğaldır” diye konuştu.
Akdoğan, delege seçimleri için kurulan 1100 sandıktan hiçbirinin başına gitmediğini de ekleyerek, “Orada hem kazanandan hem de kaybedenden yana bir taraflılığım olmasın diye gitmedim. Gidebilirdim, müdahil de olurum ama demokratik yapı bozulmasın diye yapmadım” şeklide konuştu.
YENİDEN ADAY MI?
Akdoğan, habercilerin Mustafa Şenyurt’un İl Başkanlığı’na aday olduğunu açıkladığının hatırlatılması ve kendi durumunun sormaları üzerine de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Benim işim var. Erken daha. İlçe kongrelerini yapacağız. Ülke gündemiyle ilgili çok şeyler söyleyeceğiz. Bunları bırakıp… Ben son 1 aydır kaçırdım zamana bile hayıflanıyorum. Bazı arkadaşlarımız kendilerini oraya odaklamış olabilirler ama ben kendi açımdan bu bir ayın çok verimli geçmediğini düşünüyorum. En verimli geçen tarafı delege seçimleri konusunda, bunu yapmayı taahhüt ettik ve yaptık, bu bir sonuç, iyi bir sonuç ama bu bir ayda kaçırdığım zamana hayıflanıyorum. Çünkü ülkede çok önemli gelişmeler oldu ama ülkede ciddi bir muhalif ses çıkmadı.”
UYARIDA BULUNDU…
Akdoğan, henüz ilçe kongreleri yapılması gerektiğini, adaylık açıklamaları ‘erken’ bulduğunu ifade ederken, “Ancak tabii ki olabilir. Keşke başka açıklamalar da gelse” diye konuştu. Akdoğan, aday olan ya da aday olacaklara uyarı diye yorumlanabilecek ilginç bir açıklamada da bulundu ve şöyle dedi:
“Yalnız dikkatimi çeken bir şey var. Örgüt esastır. Örgüt bilinci içerisinde örgüt disiplinine
Aykırı davranmamak gerekiyor. Zaman zaman İl Başkanı gibi, ilçe başkanı gibi hareket eden demeçler veren arkadaşlar olduğunu da görüyorum. Bunlar okunduğunda bizden daha iyi algılıyorsunuz. İşte ‘Filanca mahallede bütün delegelerle toplantı yapacağım…’ Bir dakika yani! O mahallede o delegelerle toplantı yapmayı ben bile görev kapsamı içerisinde görmem. O ilçe örgütünün yapması gereken bir çalışmadır. Dolayısıyla herkesin örgüt disiplini ve hiyerarşisi içinde hareket etmesi gerekiyor. Ben aday olan tüm arkadaşlara başarılar diliyorum. Ama İl Başkanlığı’na daha 3 ay var.”
‘DÜNYANIN EN İYİ TÜZÜĞÜNÜ YAPSAK DA…’
Bir habercinin "Genel merkezde yaşanan muhalefet tartışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu ise Akdoğan şöyle yanıtladı:
"Aslında bu süreç iyi yönetilmedi. Bir tüzük talebi zaten vardı. Genel Başkanımız da tüzüğün değiştirilmesi gerektiğini söylüyordu. Süreç bize arka arkaya iki tüzük kurultayı yapmayı dayattı… Bu partinin kendi iç çalışmalarını yaparken dışa yönelik tartışmalardan uzaklaşmasına sebep oluyor. Bu yönüyle olumlu bir ortam olmadı. Ama buna kesinlikle ihtiyaç var. Fakat dünyanın en iyi tüzüğünü yapsak da Türkiye'de siyasi partiler ve seçim yasası değişmedikten sonra bu tüzüklerin en doğru sonuçları üretmesi mümkün değil. İyi bir anayasa kötü ellerde kötü kullanabilir. Kötü bir anayasa iyi ellerde iyi kullanılabilir. Esas olan budur. Tüzüğümüz gereği delege seçimleri onlarca yıldır var. Ama uygulanmıyor. Genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu delege seçimlerinin kesinlikle yapılması gerektiğini söyledi. Biz yaptık, ama yapmayan birçok il var. Demokrasiyi özümseyenler doğru bir tavır koyacaklardır.”
Kaynak:
YORUMLAR
- Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.












YORUM EKLE