MİT eksenli, bilek güreşinin işaret ettikleri…
22 Şubat 2012 Çarşamba 13:03
Ülkede yakın geçmişe kadar söz sahibi olan bütün zinde ve sivil güçleri, çoğu zaman tartışmalı uygulamalarla gerileten yargı fırtınası, iktidar kayasına çarpınca, hızını kaybetti.
Yargının siyasi alana müdahaleye yeltenmesine, iktidarın anında hamleleri ve aldığı tedbirlerle karşılık vermesi krizi bitirmiş görünse de, devlet içi gerilimin etkileri devam edecek gibi görünmektedir.
Aynı dünya görüşüne sahip siyasi ve sivil kadrolarla, farklı yapı ve beklentilerin harmanlandığı bir “koalisyon”du, iktidar partisi.
Görünüre bakılacak olursa,“küçük dili yutturacak” kadar şaşırtan ve“aklın almayacağı” itirafında görüldüğü üzere, iktidarı yerinden zıplatan sürpriz, beklenenlerden değil, beklenmeyenlerden yani “aynı olan insanlardan” geldi gibi. Bundan sonra yargı ve icranın birbirini kollaması, iktidara enerji kaybettirecek.
MİT gibi, bilinen/bilinmeyenin deposu ve her dönem, iktidarların değil, devletin kara kutusu olan bir kurumun odak olduğu krizden çıkarılacak sonuçlar ve verdiği işaretler, bundan sonra, siyasetin alacağı şekil açısından önemlidir. Ancak iktidarların arka plan ilişkileri ile istihbaratın, doğal olarak gri ve karanlık tonlara sahip olmasının sağlıklı analiz yapmaya engel olabileceğini unutmadan.
Bu anlayıştan hareketle, kriz’le ilgili tespitleri ve ihtimali işaretleri sıralayalım;
1. Son Yargı-MİT krizi başta olmak üzere, bu ülkede, toplumun her kesimini, her dönem derinden etkileyen birçok olay ve gelişmenin altında Kürt meselesi diye adlandırılan olgu var. Bu öyle bir mesele ki, kolaycı parti siyasetlerinin belirlenmesi ve sürdürülmesinden, sivil/askeri vesayet rejimlerinin meşrulaştırılmasına, terör olayları ve faili meçhul cinayetlerden, iktidar ve ihtilal üretmeye, kayıt dışı ekonominin oluşturduğu sömürü düzeninden, şehirlerdeki kargaşaya, bölgesel ve uluslararası istihbarat oyunlarından, küresel işbirlikçiliğine kadar, her yola uygun, üzerinden rant devşirilen ve birilerine imtiyaz sağlayan bir çilingir anahtarı sanki. Çok yönlü kazanımlara hitap ettiği için, özellikle problemin sürmesi isteniyor. Her şeyi örtmekte kullanılan bu Kürt örtüsü kaldırılmadığı müddetçe, bu ülkede krizler bitmez.
2. Hükümet, şimdiye kadar gerektiğinde inkâr ederek ve pası devlete atarak örgütle, MİT kanalıyla müzakere yürüttüğünü gizledi. Son dönemde hem kamuoyu baskısı hem de müzakerelerin istenen sonucu vermediğini görerek, yargı ve emniyetin öne çıktığı güvenlik politikalarına yöneldi. Bu çerçevede kırsalda örgüte nefes aldırmayacak operasyonları, şehirde ise örgütü kımıldatmayacak son derece isabetli KCK tutuklamalarını başlattı. Bu çifte kıskaç, yukarıda bahsedildiği gibi, örgütün ulusal ve uluslar arası bağlantılarının rant ayaklarını rahatsız etti. Bu bağlamda önce bilgi ( ki bilginin nerden geldiği hala karanlık) yanıltmasının yol açtığı Uludere olayı ile hükümetin “güvenlik/terör politikası”, sonra da görüşmelerin sızdırılması ve KCK içindeki istihbarat yapılanmasının deşifre edilmesiyle de “müzakere politikası” zora sokuldu.
Bu sürecin etkin aktörü MİT hedef tahtasına oturtularak, Başbakana dolayısı ile siyasete gözdağı verildi. Niye acaba? Bu arada yargının, önüne gelen bilgilerin gereğini, bağlı olduğu kurallar çerçevesinde yapmak zorunda olduğunu belirtmek gerekir. Ancak Başsavcı vekilinin de değindiği üzere, yangından mal kaçırılır gibi savcının amirlerinden bilgi gizlemesi, Başbakan iznine müracaat edilmemesi müphem noktalar olarak duruyor.
Demek ki karmaşık zincirleme etki dairelerine sahip problemlerde, kamuoyuna gösterilen ve gösterilmeyen, açık ve gizli çift yönlü siyaset, Türkiye gibi ülkelerde her an sarsıcı sonuçlara yol açabiliyor. Edilgen yapı buna davetiye çıkarıyor. Bu açıdan, hiçbir tereddüde düşülmeden, şeffaflık ve gerçeği arama doğrultusunda konumlanmak son derece önemli.
YORUMLAR
- Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
- Küreselleşme siyaseti üzerine
- Kaosun maskesi...
- İslam, Milliyetçilik ve MHP-1
- İslam, Milliyetçilik ve MHP (2)
- Adalet ve Kalkınma Partisi Gerçeği
- Adalet ve Kalkınma Partisi Gerçeği (2)
- Adalet ve Kalkınma Partisi gerçeği (3)
- Düşünceler (1)
- Düşünceler (2)-Yalanların sarmalındaki ülke..
- Düşünceler (3) -Yalanların sarmalındaki ülke
- Bursa katledilirken seyredenler
- İsrail : Ortadoğu’daki Batı (1)
- İsrail : Ortadoğu'daki Batı (2)
- İsrail: Ortadoğu'daki Batı (3)
- İsrail : Ortadoğu’daki Batı (Son)
- Bizim Türkler ve Bizim Kürtler (1)
- Bizim Türkler ve bizim Kürtler (2)
- Bizim Türkler ve bizim Kürtler (3)
- Bizim Türkler ve bizim Kürtler (4)
- Bizim Türkler ve bizim Kürtler (5)
- Bizim Türkler ve bizim Kürtler (6)
- Bizim Türkler ve bizim Kürtler (7)
- Bizim Türkler ve bizim Kürtler (8)
- MHP ve Referandum
- MHP: Asıl şimdi…(1)
- MHP: Asıl şimdi…(2)
- Ah! Bazı eski ülkücüler
- Hedefteki MHP
- MHP (1)
- MHP (2)
- MHP (3)
- MHP’nin büyük buluşması (1)
- MHP’nin büyük buluşması (2)
- 'Hayır’ın MHP’si tasfiye olur mu?
- Bir belediye seçimi vesilesiyle!
- Başımız göğe erdi, kendimize el olduk!
- CHP Kurultayı
- CHP yeniden umut olabilir mi?
- Çift karakterlilik mevsimi (1)
- Çift karakterlilik mevsimi (2)
- İnsan insanın kurdu mudur?
- Olanı söylemek lazım…
- Bir Dava İnsanı Merhum Erbakan
- Vekil adaylarının hizmet aşkı!
- Medya ve profesyonel politikacılar
- Siyaset sacayağının sadık muhafızları!
- Temayül
- Kaset oyunları üzerine
- Siyaseti, kasetlerle yeniden tasarlamak (mı)?
- Kutsallaştırılan milli irade, iktidar partisi ve muhalefet…
- MHP, her zaman hedefte…
- İki partili başkanlık sistemi öcü mü?
- Türkiye elbise değiştiriyor…
- Siyasi körlüklere devam…
- Anlamayan millet mi yoksa muhalefet mi?
- MHP’nin Bursa’daki seçim serencamı
- Meğer hayatımız yalanmış!
- Unuttuğumuz için ölüyoruz!
- Bursa’nın vicdanla imtihanı ya da Bursa’ya kıyanlar…
- Meseleleri halının altına süpürmek…
- Niye hep Bursa ?
- Ordu artık sahnenin dışında mı?
- Gidişat, öngörülemeyen bir orduya doğru mu?
- MHP’de neler oluyor ya da olmalı?
- Evet, bir köyde iki muhtar olmaz…
- İsrail’le savaş çıkar mı?
- Türk siyasetinin dış politika açmazları…
- Terör’le terbiye edileceğiz, öyle mi?
- Çelişkilere devam mı, tamam mı?
- HAS Parti: Bir medeniyet projesini gerçekleştirme yolculuğu…
- Kürt sözcülüğüne soyunanlar çıplak…
- Yık suçu(!) Türklere, vaat edilen ödülü kap…
- Türk solu, bu hale mi düşecekti?
- Bu örtük savaşın mesajlarını anlamak…
- Deprem! (Artçısı sosyal deprem mi?)
- Belediyeler dokunulmazlık sahibi mi?
- Cumhuriyet Bayramı’ndan bile kör dövüşü ürettik, pes…
- Türk’ün adı var mı bu ülkede?
- Türk ve Kürt gibi akıllı olmak…
- Bir Başkanın yükseliş ve düşüş hikâyesi …(1)
- Bir Başkanın yükseliş ve düşüş hikâyesi…(2)
- Bir başkanın yükseliş ve düşüş hikâyesi…(3)
- Belediyeler yerel saltanatlara mı gidiyor?
- Osmangazi Belediyesi’nin halk denetimine bakışı…
- Dersim tartışmaları, yine neleri örtüyor?
- Yüz yıllık hesaplaşma…
- Sıra, tarih mühendisliğine mi geldi?
- İç ve dış eşgüdümsel dans yine başladı…
- Siyasi partilerin hali ya da kongreler…
- Tezgahaltı siyasetin ürettiği mürşit ve müritler…
- MHP Osmangazi’ye, Ocak’tan gelen başkan adayı…
- MHP’nde, yine bildik mizansen, yine statüko’nun zaferi(!)…
- Hareket’ler hareketsiz durmaz…
- Özerklikten ‘Konfederalizm’e ve sonra…
- Batı’nın ırkçı olduğu bir anlaşılabilse…
- Gizli ya da açık, Batı medeniyeti ırkçıdır…
- İTF ve HİF tartışmaları ışığında hesaplaşma…
- Siyasette, İttihatçılık ve İtilafçılık rüzgârı…
- Devletteki, devletçikler hesaplaşıyor…
- İktidar partisi, kendi teğmenini vermedi…
- Krizin gösterdiği işaretler ve suçlanan camia…
- Muhalefetin, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin başarısındaki rolü…
- MHP kongreleriyle ilgili ön değerlendirme…
- Çekirdek kadroda sancı…
- Statüko’nun ihtirasları…
- Skolâstik(*) anlayışın beslediği profesyonel politikacılar…
- Susmak ya da konuşmak, hangisi?
- Tekelci zihniyet ve “benim yaptığım doğrudur” anlayışı…
- Böyle buyurdu “mış”ların üstadı; ‘bu bir aile içi meseledir’(!)…
- “Kol kırılır, yen içinde kalır” (mı)?
- Kongre yarışları, siyasi ahlak(!) ve çelişkiler…
- Ne deniyor? 'Her doğru, her yerde söylenmez'(miş)…
- Sistemin, Adalet ve Kalkınma partisi eliyle gönüllü değişimi…
- Dava arkadaşlığından yol arkadaşlığına, oradan da!
- Adalet ve Kalkınma Partisi’ni yeniden incelemek…










YORUM EKLE